İSTATİSTİKLER

21 kategori altında, toplam 231 yurtdışı eğitim haberi bulunmaktadır.

Bu yurtdışında eğitim haberleri toplam 991040 defa okunmuş ve 2843 yurt dışı eğitim yorumu yazılmıştır.

Türk Eğitim-Sen: Öğrenciler SBS'ye hayır dedi

Kategori Kategori: OKS - SBS Haberleri | Yorumlar 3 Yorum | Okunma 1589 Okunma | Yazar Yazan: EduVizyon | 28 Nisan 2010 15:10:55

Türk Eğitim-Sen'in Seviye Belirleme Sınavı'na (SBS) ilişkin yaptığı anket sonucuna göre, öğrencilerin yüzde 58.7'si ''SBS kaldırılmalı mı?'' sorusunda ''Evet'', yüzde ''41.3'ü ''Hayır'' cevabını verdi.


Türk Eğitim-Sen'in Seviye Belirleme Sınavı'na (SBS) ilişkin yaptığı anket sonucuna göre, öğrencilerin yüzde 58.7'si ''SBS kaldırılmalı mı?'' sorusunda ''Evet'', yüzde ''41.3'ü ''Hayır'' cevabını verdi.

 
Öğrencilerin yüzde 67'si, ''sınavın kaldırılarak, ortaöğretime gidilmesinde okul başarı puanının belirleyici olması gerektiğini'' ifade etti.
 

Türk Eğitim-Sen, öğrencilerin gözüyle SBS'yi değerlendirmek, sınavdan nasıl etkilendiklerini ortaya koymak amacıyla bir anket yaptı.

 
Gazi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nün uyguladığı ankete Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Kayseri ve Şanlıurfa'dan ilköğretim 6. 7. ve 8. sınıfa devam eden 700 öğrenci katıldı.
 

Yüzde 54.9'unu kız öğrencilerin, yüzde 45.1'ini de erkek öğrencilerin oluşturduğu katılımcılar arasında yüzde 25.8 6. sınıf, yüzde 39.3 7. sınıf ve yüzde 34.9 ise 8. sınıf öğrencisi bulunuyor.

 
Çoğunluğu SBS'ye girecek öğrencilerin cevaplandırdığı anket sonuçlarına göre, SBS'nin okula devamı ''olumlu yönde'' etkilediğini düşünenlerin sayısı yüzde 64.2 olarak belirlendi.
 

-''ÖZEL OKULDAKİ ÖĞRENCİLER DAHA AVANTAJLI''-

 
Ankette öğrencilere, ''SBS'de yıl sonu başarı puanı ile yöneltme ve davranış puanının etkili olmasının okuldaki derslere ve sınavlara ilgiyi artırıp artırmadığı'' soruldu. Öğrencilerin yüzde 87.4'ü bu soruya ''evet'' derken, yüzde 12,6'sı ''derslere ve sınavlara ilgiyi artırmadığını'' ifade etti.
 

Öğrencilerin yüzde 57.5'inin ''özel okul öğrencilerinin SBS'de daha avantajlı olduğunu'' belirttiği ankette, ''bu öğrencilerin avantajlı olmadığını'' düşünenlerin sayısı ise yüzde 27.7'de kaldı.

 
-''DERSHANEYE GİTMEDEN BAŞARILI OLUNABİLİR''-
 

''SBS hakkındaki düşünceleri'' sorulan öğrencilerin yüzde 47'si ''her sene sınava girilmesinin stres yattığını'' ifade etti.

 
Öğrencilerin yüzde 36.2'si SBS'nin ''gayet iyi bir sistem'' olduğunu, yüzde 4.8'i ''öğrencilerin düzeyine uygun bir sistem olmadığını'', yüzde 7.8'i ''adil bir sistem olmadığını'', yüzde 3'ü ''sistemin öğrencilerin bilgi düzeyini ve performansını ölçmeye yönelik bir sistem olduğunu'', yüzde 0.6'sı ''çok kötü bir sistem olduğunu'' belirtti.
 

Öğrencilerin sınavlara hazırlanırken hangi yöntemleri kullandıklarının da araştırıldığı ankette, katılımcıların yüzde 43.7'si ''dershaneye gittiğini'', yüzde 43.4'ü ''okulda aldığı eğitimle sınava hazırlandığını'', yüzde 6.4'ü ''kaynak kitaplar ve test çözerek hazırlandığını'', yüzde 2.8'i ''hem dershaneye gittiğini, hem özel ders aldığını'', yüzde 2.3'ü ''özel ders aldığını'' ifade etti.

 
''Dershaneye gitmeden ya da özel ders almadan SBS'de başarılı olunabilir mi?'' sorusuna ise öğrencilerin yüzde 66.9'u ''dershaneye gitmeden başarılı olunabileceğini'', yüzde 33.1'i ''dershaneye gitmeden başarılı olunamayacağını'' dile getirdi.
 

Katılımcıların yüzde 49.5'i ''sınavlarda sadece yıl içinde işlenen konularla ilgili soru sorulmasının dershaneye ilgiyi artıracağını'' belirtirken, yüzde 29.9'u ''etkilemeyeceğini'', yüzde 20.6'sı ise ''ilgiyi azaltacağını'' ifade etti.

 
-''SINAV, BAŞ AĞRISI, TERLEME, NEFES DARALMASI YAŞATIYOR''-
 

SBS'nin öğrenciler üzerindeki etkisinin incelendiği ankette, öğrencilerin yüzde 32.2'si ''sınavın kaygı ve endişeyi arttırdığını'', yüzde 30.4'ü ''kendini stres ve baskı altında hissettiğini'', yüzde 21'i ''psikolojik sorun yaşamadığını'', yüzde 12.4'ü ''dikkat ve konsantrasyonda sorunlar yaşadığını'' ve yüzde 4'ü de ''uyku bozukluğu yaşadığını'' kaydetti.

 
''Sınavdan fiziksel olarak nasıl etkileniyorsunuz?'' sorusuna, öğrencilerin yüzde 54.8'i ''herhangi bir fiziksel sorun yaşamadığı'', yüzde 12.8'i ''baş ağrısı, dönmesi'', yüzde 11.4'ü ''terleme, üşüme'', yüzde 8.2'si ''karın ağrısı, mide sorunları'', yüzde 5.2'si ''nefes daralması, göğüs ağrısı'', yüzde 3.7'si ''kramplar, kasılmalar'' ve yüzde 3.7'si ''görme bozukluğu sorunu'' yaşadığı cevabını verdi.
 

Öğrencilerin yüzde 31'i SBS'ye günde ''iki saat'', yüzde 21.6'sı ''üç saat'', yüzde 17.6'sı ''dört saat'' ve yüzde 16.4'ü ''bir saat'' çalıştığını belirtti. SBS için özel olarak çalışmadığı ifade edenlerin oranı ise yüzde 12.3 olarak belirlendi.

 
-''OKS'YE DÖNÜLMELİ''-
 

Ankette, ''Öğrencilerin SBS'de başarılı olmak için aile baskısı görüp görmediklerine'' ilişkin soruya, katılımcıların yüzde 39.9'u ''ailelerinden baskı gördüğünü'', yüzde 26.7'si ''baskı görmediğini'', yüzde 33.4'ü ise ''kısmen baskı gördüğünü'' ifade etti.

 
''SBS kaldırılmalı mı?'' sorusuna ise öğrencilerin yüzde 58.7'si ''evet'' cevabını verirken, yüzde 41,3'ü ''hayır'' cevabını verdi.
 

Öğrencilerin ''SBS yerine nasıl bir sistem getirilmeli?'' sorusuna, yüzde 67'sinin ''sınav kaldırılmalı, ortaöğretime gidilmesi okul başarı puanına göre belirlenmeli'', yüzde 19.9'u ''fikrinin olmadığı'', yüzde 11.9'u ''OKS'ye dönülmeli'', yüzde 0.7'si ''sınav kaldırılmalı, herkes istediği okula gitmeli'' yanıtı verdiği saptandı.

 
Eğitim sisteminde öğrencilerin en çok şikayet ettiği konuların araştırıldığı ankette, öğrencilerin yüzde 35.7'si ''çok fazla sınav olmasından'', yüzde 29.3'ü ''sınıfların kalabalıklığından'', yüzde 19.7'si ''eğitimde fırsat eşitliğinin olmamasından'' ve yüzde 15.3'ü ise ''ezberci eğitimden'' şikayetçi olduklarını belirtti.
 

Anket sonuçlarını değerlendiren Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, ''Son günlerde SBS'nin kaldırılmasına ilişkin görüşlerin ağırlık kazandığını'' ileri sürdü.

 
MEB'in de SBS'yi mercek altına aldığını ve internet sitesinde SBS hakkındaki düşünceleri öğrenmek üzere bir anket hazırladığını anımsatan Koncuk, şunları söyledi:
 

''Türk Eğitim-Sen olarak biz de SBS'nin kaldırılmasından yanayız. Bu sistem, okul ve öğrenci başarısını ölçerken, ne yazık ki öğrencileri dershanelere mahkum etmiştir. Öte yandan SBS, her yıl sınava tabi tutulan öğrencilerin psikolojilerini de olumsuz etkilemektedir. Bu noktada öğrencilerin küçük yaşlardan itibaren yarıştırılması doğru değildir.

 
MEB'in, SBS ile ilgili kararını verirken, sendikamızın öğrenciler üzerinde uyguladığı anketin sonuçlarını da dikkate almasını bekliyoruz. Bu anket sonuçları MEB'e gönderilecektir.''
 | Puan: 10 / 2 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

casus sbs { 08 Aralık 2010 16:17:51 }
hayırhayır nolur hayır sbs iyidegil hayır daya k yiyoruz
DOĞANAY { 02 Ekim 2010 17:17:11 }
KONTUGERİLLA EMPERYALİZMİN UŞAĞI REVİZYONİSTLER!
Kendilerini "Komünist" olarak niteleyen konturgerilla emperyalizmin sadık uşağı MLKP hırsızlıkla ele geçirilen düşüncelerimi kendi düşünceleri gibi lanse ettiler..Sanki kendileri düşünerek üretmiş gibi gösterdikleri, düşüncelerimi revize ederek ifşa ettiler.İşçi, emekçileri, gençliği ve köylüleri kandırarak, sanki kendileri düşünebilen ve üretebilen bir çeteymiş gibi göstermeye çalışıyorlar.Bu konturgerilla emperyalist cetenin yaptığı hırsızlık sayesinde, bana ayit olan Marxist düşünceyi, konturgerilla emperyalizm çetesinin revize ederek idealislestirdiği yaklaşımla bütün dünyaya yalan rüzgarıylan kendi düşüncesi gibi sunan pervasızlar kendileri tek başlarına düşünce geliştirmekten yoksun olduklarını pespaye çaresiz biçimde, bir başkasının düşüncelerini, sahtekar konturgerilla emperyalizmin kendi beceriksiz "felsefeci" olduğunu söyleyen düzenbazlara hazırlatıp kamoyuna sundular.Bana ayit olan Komünistlerin İki enternasyonal anlayışı olmalıdır.Revize ederek kıtasal komiteler oluşturmalıyıza revize ettiler.Sahtekar konturgerilla emperyalizmi ve uşakları bir care durumda didine durdukları için   başkalarına ayit olan düşünceleri kendi düşünceleriymiş gibi gösteriyorlar.

KOMÜNİSLERİN İKİ ENTERNASYONAL ANLAYIŞI OLMALIDIR!
Kendimize sorular sorarak başlayabiliriz.Neden Komünislerin iki enternasyonal anlayışı olmalıdır.Burda hemen şu soru akla gelecektir.Marxın ortaya koyduğu anlayış komünistler için yeterli bir yaklaşımdır.Bizler var olan enerjimizi bunun için sarfetmeliyiz.Ayretten bir antifasist, antiemperyalist enternasyonal anlayışına ihtiyacımız yok.Bunun yerine enerjimizi Marxın ortaya koydugu anlayışı güçlendirmeliyiz, diyenler çıkacaktır.
Şunu görmek gerekiyor.AB ilk kurulduğunda, Almanya, Fransa, İngiltere eksenli bir örgütlenme biçimiydi.Gün geçtikçe genişleyip, büyüdü.Bu gün ise 25 ülkeden oluşan bir yapılanmadır.ABD emperyalizmi dünya ekonomisine egemen olmak isterken, ortaya Irak, Venezuela, İran ve Sudi Arabistan arasında petrol anlaşması, OPEC gerçekleşmesiyle, ABD’nin dünya ekonomisine egemen olma isteği, böyle giderse suya düşecek duruma geldi.ABD emperyalizmi buna izin vermeyeceğini, Venezuelada ABD yanlılarının darbe girişimiylen ifade etti.Aynı zamanda Irak işkaliylen, OPEC anlaşmasına müsade etmeyeceğini somut bir biçimde ortaya koydu.Bu işkal esnasında, avrupanın her ülkesinde yarım milyon işçi ve emekçinin yürümesi avrupa emperyalizminin, yatağa girer girmez kabus görmeye başlıyor.Bu kabus, avrupa emperyalizmine, bu konuda önlem seferberliğine soktu.Bundan kaynaklı yeni bir örgütlenmeye giderek, avrupa çati örgütü kurdu.Avrupa çatı örgütünün aldığı kararları 25 avrupa ülkeside uygulamak zorunlu kıldılar.Oluşturulan avrupa çatı örgütü hemen kendisine pilan oluşturmaya girişti.Avrupa işçi ve emekçilerinin yaşam sınırlarını düşürerek, avrupa işçi ve emekçilerini kendisine döndürerek politik gelişmelerden uzak tutmayı hedefliyordu.Bundan kaynaklı Almanyada, agenda 10 ve harz yasalarını oluşturdu.Fransada sarkozi yasasını hayata geçirdi.İsviçrede, bıloşur ve emeklilik yasalarını devreye koydu.İngiltere ve Hollanda'da faşistleşmiş yasalar işleyişe koydu.Bu biçimle işçi ve emekçileri gelecek korkusuna sokarak, gelecek peşine koşturan bir yığın haline getirmeye yöneldi.Emperyalizmin bu beklentisi, montag demo (pazartei eylemi), Bochum OPEL işçilerinin işyeri işkaliylen gelişen ve 9 ülkeye yayılan eylemler, Mersedes işçilerinin otoyolu işkali, Pariste geliştirilen bir uyarı gırevine 100 binlerce işçinin katılması sağlandı. İtalyada 500 bin işçi ve emekçinin katıldığı gırevin avrupada yükselmesi, emperyalizmi uykusundan çığlık çığlığa uyanmasına neden oluyor.Emperyalizmin gördüğü kabuslar gün geçtikçe çoğalmaya ve hız kazanmaya devam ediyor.Emperyalizim yatağından uzak duruyorki kabusları ona kap kırizi yaşatmasın, yaşama uykusuz devam ediyor.
Ama emperyalizm ne yaparsa yapsın kabusları gündüz vakti bilen emperyalizmi rahat bırakmıyor.Neoliberal saldırıların göçmen ve yerli işçi, emekçilerin bir balon gibi şişmesine neden oluyor.Şişen bu balon Pariste patladı.Emperyalizmin ırkçı saldırısıylan, neoliberal saldırısı birleşince, paris banyolleri savaş alanına döndü.Paris fabrikalarının savaşa dahil olmayışı ve derimci önderlikten yoksun oluşu, gelişen hareketin hedefsiz olarak görmek ve değerlendimek gerekiyor.Gelişen hareketin olumluluğu ise lokal olmayışıdır.Belçikaya ve Almanyanın, Berlin, Köln kentlerine sıçramasıdır.
    Burdan bile baktığımızda, Antiemperyalist, Antifaşist enternasyonalin toplantılarında yürüteceğimiz tartışmalarlan, Pariste gelişen harekete müdahle ederek sınıfsal bir konuma taşıyabilirdik; diğer avrupa ülkelerine taşıyarak emperyalizm karşı mücadeleyi doğru temellerde yönveme şansına sahip olurduk. Böyleliklen sosyalizmin pırestijini güncelendirerek yükseltiriz.Bu gelişme Antiemperyalist, Antifaşist enternasyonalin eksikliğiylen, müdahle gücümüzü zayıflaştırmıştır.Aynı zamanda gelişmesi yönündeki yönlendiriciliğimizi boşa çıkarmıştır.Buda gelişmeyi sınırlamıştır.Hemen şu soru gelecektir akıllara, niye kominist enternasyonal değilde, Antiemperyalist, Antifaşist bir enternasyonal ön pilana çıksınki; 18 yy. Giderek bu soruya, Marxın ve Engels'in yaklaşımından yanıt verelim.18 yy. Marx ve Engels,çalışmalarını ilerici güçler içinde yürüterek kominist enternasyonali kurdular.Hemen şunu söyleyeceğiz; 18 yy. 21'ci yy. Aynımıdır'ki, oradan yanıtlıyoruz.18 yy'da komünist örgütler yoktu; bunu nasıl aynılaştırıyoruz.Şöyle bir düşünelim, bu gün çokmu komünit örgütler var; hayır diye yanıtlayacağız.Bu soruyu, ama arkasında diyeceğiz'ki, 21 yy la gelene kadar iki tane enternasyonal geçirdi.18'ci yy.da enternasyonal girişimi vardı, ve bunu başardi.Evet 21. yy.gelene kadar iki tane enternasyonal geçirdi.Onların deneyimleriylen yüklü bir durumdayız, ama şunu değiştiriyormu, yaşadığımız bu iki deneyim, dünyada komünüst örgütlerin sınırlı oluşunu değiştiriyormudur.Hayır değiştirmiyor.Marxın ve Engelsin yolunda yürümek niye geri olsun.Biz Marxist Leninist Komünistler, kendimize rehper edindiğimiz; anlayışı günümüz koşullarına uyarlayarak, politik gücümüzü güclendirmiş oluruz.Bu tarzlı düşündüğümüzde, hemen bu konuda girişimlerde bulunacağız.Bu şans hala kaçmış değildir.Bu gün dünyada tartışılan, ABD’nin gizli cezaevliri ve işkence uçakları üzerine yoğunlaşarak bir sonuç elde edebilirz.Avrupada, dünya aydınlarını ve örgütlerini toplamak için girişimlerde bulunmalıyız.Bu hem Antifaşist, Antiemperyalist entenasyonalin ilk adımı olacaktir.Hem de emperyalizmin iyi bir teşhiri olacaktır.Bununla dünya çapında emperyalizmin paçavraya çevirilmesi anlamını taşıyor.Çünkü sadece ABD, bu gelişmeden sorumlu değildir.Avrupalı emperyalistlerde hava alanlarını kulandırdığı için hedef tahtasına oturtulacaktır.Aynı zamanda emperyalist, kapitalist ülkelerde hastanelerin ve doktorların işkence merkezleri olduklarını teşhir ederek. Vahşi kapitalizmin, emperyalizmin teşhirin de dönüm noktasını oluştururuz.Bu gelişmeyi teşhir ederek Antiemperyalist, antifaşist enternasyonali buradan hareketle inşa edebiliriz

Bu bana ayit olan düşünceyi sanki kendilerine ayitmiş gibi lanse ettikleri yetmiyormuş gibi bunu ispatlayan, daha önce postaylan elime ulaşan gazeteyi çaresizliklerinin ürünü olrak   konturgerilla emperyalizmine çaldırdı.Böylelikle bu sahtekarlarını hırsızlığını ifşa edemeyeceğimi sanan bir care konturgerilla emperyalizmin uşağı MLKP çaresizlikten son nefesini veriyor.

                                        DOĞANAY
Hasan ATAOĞLU { 18 Haziran 2010 10:40:22 }
SBS çok iyi bir sistem ama özel okullar tüm öğrencilerine yüksek puanlar verdiklerinden, onların Yıl Sonu Başarı puanları yüksek oluyor, bunu önlemek için özel okul öğrencilerini SBS Puanına göre yerleştirme yoluna gidilmesi gerekir.Öyle yapsınlar bakım özel okulda okuyan öğrenciler iyi bir okula yerleşe biliyor mu? Milli Eğitim Bakanlığı bu değerlendirmeyi mutlaka yapmalı resmi olarak yapmasa bile istatistiki bilgi olarak bir yapsın diğer öğrencilerin eğitim hakkının elinden alındığını görsünler ve bunların nasıl vebaline girdiklerine şahit olsunlar.Özellikle 8.sınıf Yerleştirme Puanları açıklanmadan bunda ilgili bir düzenleme yapılmasın ihtiyaç vardır.Yazmazlarsa eğer vebal altında kalırlar yaklaşık 100 bin öğrencinin vebaline girerler, bu kul hakkından kurtulamazlar.
Diğer Sayfalar: 1.

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Arama ARAMA


 

Burslar Cebinize
Mail Adresinize Gelsin
E-Mail Adresiniz:

Adı, Soyadı

Cep Tel:

Ekle
Çıkart